Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "Ekonominin Ufuk Turu 2026" isimli etkinliğe katıldı. Özel sektör ile bankacılık alanından temsilcilerin bir araya geldiği bu programda Bakan Şimşek, Türkiye ve küresel ekonomiye dair önemli bilgiler aktardı.
'İSTANBUL DÜNYA ÇAPINDAKİ EN ÖNEMLİ MERKEZLERDEN BİRİ OLDU'
Programda sorunlardan ziyade fırsatların konuşulmasını tercih ettiğini ifade eden Şimşek, “Evet, bazı zorluklar mevcut; ancak sadece bunlardan bahsederek günümüzü geçirebiliriz. Çok sayıda olumlu gelişme de var ve büyük fırsatlar elimizde. Fırsatları tartışmayı tercih ediyoruz. Bu ilerlemeleri ülkemiz ve siz değerli katılımcılar için hazırlamak bizim temel amacımız. Sonuç olarak, yeni ekonomi alanlarında ilerleme kaydediyoruz. Örneğin, televizyon dizisi ihracatında Economist dergisine göre dünyada ilk üçte yer alıyoruz. Ayrıca, dünya genelinde video oyunları sektöründe büyük bir ekosisteme sahibiz. Üç adet, değeri 1 milyar dolar veya daha fazla olan şirketlerimiz ortaya çıktı ve satıldı. Kısacası burada yalnızca teorik bir durumdan söz etmiyoruz. Londra'nın ardından İstanbul, video oyun ticaretinde dünyanın önemli merkezlerinden birine dönüşmüştür. Ticaretteki bölünmeler ve korumacılık ile karşılaşsak da birçok alanda büyük fırsatlarla karşı karşıyayız. Bu nedenle o alanlara biraz daha odaklanmalıyız” şeklinde konuştu.

'TÜRKİYE İHRACATTA HIZLA YÜKSELİYOR'
Jeopolitik gerilimler ve çatışmalar konusunda da görüşlerini dile getiren Şimşek, “Türkiye bu duruma hazırlıklı mı? Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemiz 20 yıldır dünyayı daha iyi anlamış ve bu mücadelelere karşı hazırlıklarını sürdürmüştür. 1990'lı yılların ortalarındaki ortalamaya bakıldığında, Türkiye dünyanın en büyük üç veya dört ithalatçısından biri konumundaydı. Bugün savunma sanayimiz, yüzde 80 yerli üretim oranıyla gereklerini yerine getiriyor ve geçen yıl dünya çapında en büyük on ülkeden biri haline geldi. Türkiye, küresel ihracat liginde hızla tırmanıyor. Geçtiğimiz yıl 4.4 milyar dolarlık ihracatımız varken, 18 milyar dolarlık bir sipariş potansiyelimiz mevcut. Ayrıca şu an geliştirilen 1400'den fazla ürün var. Dolayısıyla bu noktada biz ne kadar hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum. Bu durumu vurguluyorum çünkü bugün bölgede yeni bir çatışmanın olduğu için değil. Savunma sanayi, Türk sanayisi için hibrit inovasyon modelinin temeli olacak ve bunu gözden kaçırmamalıyız. Gelişmiş ülkeler genellikle savunma sanayiini ilk aşamada kamu kaynaklı askeri teknoloji olarak görüp gerekli yatırımları yapmaktadır. İkinci aşamada çift kullanımlı ürünler devreye giriyor ve üçüncü aşama sivil sektöre teknoloji transferi oluyor. Biz ise ikinci aşamaya geçtik. Örneğin, savunma sanayiinde faaliyet gösteren önemli şirketlerimiz artık sağlık teknolojilerinde de dikkate değer ürünler sunuyor. Akıllı şehirlerden sağlık, tarım ve enerji teknolojilerine kadar pek çok alanda savunma sanayiinden edindiğimiz bilgi ve deneyimleri kullanacağız. Bu nedenle yeni fırsatlar bizi bekliyor” ifadelerini kullandı.

'ALTYAPIYA BÜYÜK YATIRIMLAR YAPIYORUZ'
Bakan Şimşek, dünya genelindeki koşulların Türkiye için olumlu bir konumda olduğunu belirterek, "Ulaştırma Bakanımızla yaptığımız görüşmede, tüm üretim noktalarını limanlarla demiryolu ile bağlamayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni sanayi alanları kurulacak ve bu alanların yarısının ortasından demiryolu geçecek ya da en fazla 12-15 kilometre mesafeden ulaşılacak. Rekabet gücümüzü artırmak için altyapıya büyük yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Küresel koşullar, kısa vadede lehimize. Finansal durum, ticaret ortaklarındaki büyüme ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi yapısal kırılganlıklara karşı stratejik fırsatlar görüyoruz. Bu fırsatları değerlendirebilmeniz için sizlerle iş birliği yapmaya hazırız, kapımız her zaman açık. Beraberce bu hedeflere ulaşacağız” dedi.
'TÜRKİYE BÜYÜK BİR SIÇRAMA İÇİN HAZIR'
Orta vadeli programın başarılar sağladığını belirten Bakan Şimşek şunları aktardı:
“Program etkili oldu, finansal istikrar güçlendi. Öngörülebilirlik ve güven artışı yaşanıyor. Dezenflasyon süreci ile birlikte finansman maliyetleri, talep etmeseniz bile düşecektir. Finansmana erişim artacak ve bunun için adımlar atıyoruz. Üretken alanlara yapılan yatırımların hızlandırılmasını istiyoruz ve bu konuda destek veriyoruz. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye, üretim, ihracat ve büyüme alanında sıçramaya devam edecek. Çünkü Cumhurbaşkanımız bizden ne talep ediyor? Diyor ki: Ben yatırım, istihdam, üretim ve ihracat istiyorum.”